30 Eylül 2007 Pazar

FARKLILIKLARIMIZA RAĞMEN "ÖTEKİ"LERLE HAYATI PAYLAŞMAK

Kendimizden farklı olan herkesin,herşeyin adıdır"öteki".

Örneğin; inanç konusunda bizden faklı bir düşüncesi varsa,kendimize göre "öteki"dir.

Ya da hayata farklı bir pencereden bakıyor ve hayatı bu şekilde anlamlandırıyorsa"öteki" sınıfındandır.Hatta kişilerin hiç bir şeçim şansı olmadığı halde,farklı bir etnik kökene mensup olmak bile,"öteki" olmanıza yeter.

Tüm bunlarla bereber, aynı inancı paylaşıyor,aynı etnik kökene mensupiaynı sosyal statüde olsak dahi,bu da bizi,karşımızdakine göre "öteki "olarak sınıflandırılmaktan kurtaramaz çoğu zaman.

Sonuçta hep birilerine göre "öteki" sinizdir.Farklılık konusunda ,bize ister uzak mesafede olsun,isterse yakın.Hepimiz çoğu zaman,aynı havayı teneffüs ettiğimiz,aynı coğrafyada yaşadığımız,aynı kültürün birer parçası olduğumuz kişilerle ,hayatı paylaşmak zorunda olduğumuz gerçeğini gözardı ederiz.

Burada bahsettiğim,sevmek zorunda kalmak,ya da, karşı olsak dahi"öteki"ni onaylıyor gibi görünüp takiyye yapmak,hem kendimizi hem de karşımızdakini kandırmak asla değil.Vurgulamak istediğim,kendimize tanıdığımız ya da tanınmasını istediğimiz yaşam hakkının ,özgürlük hakkının,"öteki" sözkonusu olduğunda ,sergilediğimiz cimrice tavır.İçinde bulunduğumuz toplumu düşündüğümde,son yıllarda yaşanan gerek başörtüsüyle ilgili,gerek etnik kökenle,gerekse aynı dine inanan kişilerin ,kendi aralarında dine farklı bakışlarından kaynaklanan sorunlarla ilgili tartışmaların kaynağının "tahammülsüzlük "olduğu düşüncesindeyim.

Hayatı farklılıklarımıza rağmen paylaşmanın ,nasıllığından önce ,böyle bir isteğin olup olmamasının geldiğini biliyorum. Çocuklarımıza, belki torunlarımıza daha iyi şartlarda bir dünya bırakmak adına yola çıkan herkesin ,bunda mutabık olması gerektiğine inanıyorum.Bu inançla,bu tür bir anlayışın yerleşmesinin nasıllığı ya da metodu konusunda kesin çözüm içeren formüller bulmak,bunların herkes tarafından kabul edilmesini beklemek çok zor.

Belki ,hayatı paylaşmaya ilk adım olarak herbirimiz" tahammül "sınırlarımızı gözden geçirip,içinde bulunduğumuz hayatta ,en az kendimiz kadar hak sahibi olan başkalarının da olduğu gerçeğiyle başlayabiliriz.

Sonrasında,kendi inandığımız değerlerin ve bunların yaşama akseden yönlerinin "doğru" olduğunu ama,"en doğru" olmayabileceği gerçeğiyle devam edebiliriz.

Bu günler, Ramazan Ayı'nın son 10 gün içerisinde aranması tavsiye edilen,Kadir Gecesi'nin olabileceği günler.

Bu gece,bizden farklı düşünen insanlarla hayatı paylaşmaya ,en azından "niyet "etmek için anlamlı bir gece olamaz mı?

Son olarak....Mutlaka bu gecelerde herbirimiz, kendimiz,yakınlarımız ,benzer düşündüğümüz kişiler için dua ederiz.Bir değişiklik yapalım ve,farklılıklarımıza rağmen "öteki" olarak niteleyebileceğimiz herkes ,ama, herkes için de dua edelim.Umulur ki ,ortak bir noktada birleşilir,bu birliktelik yaşadığımız hayata ciddi ölçüde daha bir anlam katar.